28 Şubat 2010 Pazar

KADER-KISMET-NASİP

Kapalı gözlerimi araladığımda tuhaf şeyler görüyorum. Karşıma bakıyorum bomboş, ifadesiz bir duvar. Sağa dönüyorum sevdiklerim başucumda ağlıyor, sola dönüyorum yine aynı. Soruyorum neler oluyor diye, herkes daha çok ağlamaya başlıyor. Bir anlam veremiyorum... Derken içeri biri giriyor, anlıyorum önlüğünden bir doktor olduğunu. Soruyorum " doktor neler oluyor burda" diye. Doktor boğuk bir sesle "ölüceksin" diyor. "Sahi mi" diyorum, "evet" diyor. İşte o zaman anlıyorum neler olduğunu ve aslında bana o lafı diyenin doktor değil KADERin ta kendisi olduğunu anlıyorum.
Anneciğim; beni doğuran, emziren, kahrımı çeken, bu dünyada farkına vardığım ilk kadın... Görüyorum ki hırpalanmışşın, çok üzülüyorsun. Seni ilk defa bu kadar bitkin görüyorum ve istemiyorum. Ağlama çünkü ağlayınca çirkin oluyorsun. Ağlama çünkü sen benim için en güzel kadınsın. Evlat acısı zordur ama ben senden zoru istiyorum.
Kardeşim; sana küçükken söz vermiştim hep seni koruyacağım diye ama malesef tutamayacağım sözümü. İnan ki tutmayı çok isterdim sen her ne kadar bana içinden yalancı desen bile...
Babacığım; sende ağlıyorsun ama biliyor musun en çok senin ağlamana şaşırıyorum. Çünkü sen hep güçlüydün, çünkü sen hep bizi koruyan ayakta tutan adamdın.Bana gücü öğreten adamdın sen ama şimdi hayatımda ilk defa seni bu kadar güçsüz ve aciz görüyorum...
Sevgilim; hiçbir zaman şüphen olmasın ki ben senden başkasını hiç bu kadar sevmemiştim. Hatta seni kendimden bile fazla sevdim, hala da seviyorum. Söz vermiştim biliyorum, evlenecektik çoluk çocuğa karışacaktık ama KISMET değilmiş.
Dostum; seninle bir ömrü paylaştık çocukluğumuzdan beri. İlk kavgamı seninle etmiştim, ilk kez bir kızla buluşurken öncesinde sen destek olmuştun bana. Çok güzel anılarımız olmuştu; kah gülüp kah ağlamıştık. Sana da söz vermiştim bundan sonra da hep böyle olucak diye ama NASİP değilmiş...
Artık üstüme bir ağırlık çöktü. Ellerim soğumaya , uyuşmaya, morarmaya başladı... Anladım artık vakit iyice yaklaşıyor, anladım artık gitme vaktinin geldiğini... Çağırıyorlar beni "gel" diyorlar "yeter artık" diyorlar. Napayım şansım bu kadarmış. Gidiyorum... Ama giderken şunu da öğreniyorum; yaşamakta ölmekte KADER-KISMET-NASİP işiymiş. Eyvallah...............

3 yorum:

  1. içini kim kararttı böyle?

    YanıtlaSil
  2. kimse karartmadı yaa:D aslında 2 sene önce böyle bir yazı aklıma gelmşti şimdi sadece yazıya döktüm o kadr

    YanıtlaSil
  3. :):) hmm hiçbi zaman bööle kararıkk olmasın diorum içinn:)

    YanıtlaSil